04.04.2004 / İlkbahar
Cizre / Şırnak
Ilık bir İlkbahar akşamında dağları okşayan rüzgarın esintisiyle yazıma başlıyorum;

Üşüyorum,
Titriyorum,
Hayal görüyorum,
Umutsuzum,
Kararsızım,
Kimsesizim,
Bazen pencereden dışarı bakarken, havanın mavimsi beyazlığı yavaş yavaş kara dönüşüyor,
Beyazlığın saflığından olsa gerek,
Düşüncelerim yok denecek kadar azaldı,
Beni üşüten tek gerçek düşüncelerimin azlığı,

Durgunlaşmış deniz gibi beynimin içinde kelimeler ilerlemiyor, hepsi ayrı yerlerde bir sandığın içinde kilitli sanki,
Üşürken titriyorum, kelimeler birbiri ardına kaçıyor benden,
Bazen çocukluğum geçiyor aklımdan, bir elimde siyah çanta, siyah önlüğüm ve ben.
Bazen de, hayatın acımasızlığı ve nankörlüğü,
Benim can dostlarım vardı; kalemim, kitabım ve siyah önlüğüm sonra bir anda yok oldu her şey, geriye bir tek düşüncelerimin çaresizliği kaldı onlarda üşüyor, yüreğimi titretiyor, geçmişin gölgesinde yok olup gidiyor.

Henüz 15 yaşındaydı, çocuk muydu yoksa büyümüşte tekrar çocukluğuna mı dönmüştü, kafasında ki git geller, onun ne olduğunu henüz çözmemişti. Şu bir gerçekti ki o çocuktu ama malesef bu gerçeği bilmiyordu. Acı gerçekleri, yaşı büyüdüğünde, kelimelerin ona fısıldadığında öğrenecekti. O, şimdi çok üşüyordu ve yalnızdı, yanında ailesi vardı ama sanki hiç kimse yanında yokmuş gibi hayatına devam ediyordu.

Belçin öztürk,
Okuma aşkıyla yanıp tutuşan bir kız. Okumayı o kadar seviyor ki onun için bir tutku bir yaşam tarzı, hayatının serüveni. İlkokulu Atatürk ilköğretim okulunda bitirmiş. Ortaokulu, köylerinde ortaokul olmadığı için köylerine uzakta olan kasabaya okumaya giden Belçin Atatürk ortaokuluna kayıt yaptırmış. Kısa zamanda çok çalışarak derslerindeki başarılarından ötürü bir üst sınıfa atlayarak kısa sürede ortaokulu bitiren Belçin. Şimdi Atatürk lisesinde okuyor. ailesi onu çocuk yaşta evlendirmediği için çok mutlu ve umutlu. Küçük yaşlarından itibaren tutkusu olan tıp fakültesinde okumak artık onun için hayal değil.

Her şey Belçin’i istemeye gelen bir ailenin ısrar etmesiyle başlamış, Belçin’in ailesi, muhafazakar bir aile. Belçin ailesinin sözünden hiç çıkmayan bir kız çünkü ailesi onu kendi otoritesiyle yetiştirmiş. Belçini , babası isteyen bu aileye vermiş ama Belçin’in evlenmek istemediğini bilmiyormuş. Bu yüzden Belçin de eskiye oranla değişimler meydana gelmiş. psikolojik bunalımlar, derslerindeki başarısızlıklar ciddi anlamda Belçini çok etkilemiş. Ata erkil bir ailenin kızı olması nedeniyle ailede en son sözü baba söylüyor. Bu nedenle eş ve çocuklara söz hakkı pek verilmemiş. Zamanla aile içinde yaşanan iç çatışmalar nedeniyle Belçin’in okuldaki öğretmeni Belçin’in ailesiyle tanışmak istemiş. Onlarla küçük bir toplantı yapan aile çocuklarındaki çalışkanlık ve zeka potansiyelini anlatmış.

Belçin’in ne kadar iyi kalpli olduğunu ne kadar yardımsever bir kişiliğe sahip olduğunu söylemiş ve en önemlisi sayısal derslerinde çok yetenekli olduğunu anlatmış. Anne ve baba kızlarının okuma isteğini anlamaya başlayınca Belçin’i evlendirmekten vazgeçmişler. Önceden hiç okula gitmeyen aile ayda bir defa okula giderek Belçin ve kendileri hakkında neler yapabilecekleri konusunda öğretmenden ve okulun psikoloğundan bilgi almaya başlamışlar, zamanla evdeki çatışmalar biraz da olsa azalmaya başlamış.

Belçin şuanda çok mutlu bir çocuk ve lise öğrenimine devam ediyor. Atatürk Lisesinde okumakta ve oldukça başarılı bir öğrenci. Öğretmeni onun sayısal yeteneğinden bahsetmişti, Belçin’in sayısal yetenekli olması aileden gelen ve çevreyle oluşan bir gelişme. Belçin’in babası bankacı, Ulusal bir Türk bankasında memur, anne, hastanede anestezi uzmanı. Aile okumuş bir aile ama bunun yanında geçmişten gelen gelenekleri sürdürüyorlar. Belçin’in okulda ki öğretmeni bir anda geleceği değiştiren bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Sizi etkileyen küçük veya büyük etkileşimler bir anda hayatınızı değiştirebilir. Belki olumlu belki de olumsuz. Belçin’in bir anda hayatını değiştirdiği gibi.

Küçük yaşlardan itibaren bir şeyler öğrenmeye başladığınızda her şeyden ve herkesten bir şeyler öğrenmeye başlarsınız bunun sonucunda farkında ormandan o kişilerin etkisi altında kalırsınız. Bunlar geleceğinizi şekillendiren kişilerdir, bununla birlikte siz öğrendiğiniz şeyleri okuyarak, kendinizi geliştirerek üzerine bir şeyler koymazsanız bu sizi olumsuz etkileyecektir aynı Belçinin ailesi de olduğu gibi düz mantığın ötesine geçemeyen bir aile öğretmen sayesinde değişime uğruyor.

Bireyler ne olursa olsun kendi kararlarını kendileri vermeli, başkaları onu etkilememeli. Çünkü her birey özgürdür, özgür konuşur, özgür yaşar, özgürce istediğini yapabilecek potansiyele sahiptir. Belçin de, liseden sonra ki hayatına çok istediği Mustafa Kemal Atatürk Tıp Fakültesini kazanarak devam etmiş.
“Kendi seçimlerini yapamayan insanlar, başkalarının altında ezilmeye mahkumdur.”
Sağlıcakla Kalın…
