SOLMUŞ BİR YÜZ

14.10.2020 / Sonbahar

Eğirdir / Isparta

Yapraklar sararıp solarken…

Onunkisi tuhaf bir hayat,

Yüzü bazen sarı bazen beyaz,

Elleri, bazen düz, bazen kırışık,

Saçları, bazen siyah, bazen ak,

Yüzüne düşen beyaz tüyler her şeyi hissettiriyordu,

Genç miydi, yoksa yaşlanıp gençleşmiş miydi kendisi de bir anlam veremiyordu.

Bazen gülümser, bazen ağlar, bazen heyecandan yerinde duramazdı.

Bazen de içinde ki karamsarlıktan ötürü somurtkandı.

Sevdiği şeylerde vardı; soğuk hava da koşmak, yağmur da dans etmek, denizin kokusunu içine çekmek gibi… ve birde mürekkebiyle bir şeyler karalamayı çok severdi. Onun bu tutkusuydu, karalama yaparken içinden geçen o anın hayal gücünü beyaz kağıda yansıtarak yüreğindeki acıya neşter vururdu., belki geçmişte ki acıları onu yazmaya sürüklüyordu belki de hayal gücünün gizli kalmış dürtüleri.

Şunu iyi biliyordu ki, yalnızdı, çaresizdi ve ürkekti, içine her attığı yaşanmışlıklar, söyleyemediği sözler, söylemekten korktuğu anılar onun ruhunu ele geçirmişti.

Kendisini bazen tanıyor bazen de tanımakta güçlük çekiyordu. 

Ben kimim ?, neyim ?, nereden geldim?, nereye gidiyorum ? Kelimelerini her söylüyordu, aslında kendisini tanıyor, ne yapmak istediğini biliyordu ama bazı şeylerin farkında değildi.

En önemlisi bazen ismini hatırlıyor bazen de unutuyordu, ismi, Aktuğ, Asutay belki de Ertuğ Evet evet, ismi Ertuğ olmalı.

Size birazcık kendi anlarımdan bahsetmek istiyorum…

Ertuğ Kayra 25  yaşında,

Öğrenme Güçlüğü çeken bir öğrenci,

Soluk bir ten, kıvırcık saçlar, alnındaki kırışıklar, gözle görünür elmacık kemikleri, kahverengi gözler ve küçük burun… yüzüne baktığınızda geçmişin ayak izlerini görebilirsiniz. Yüzünde ki kırışıklar onun ne kadar ezilmiş, ne kadar zorluklar yaşamış olduğunu size gösteren çizgilerdir. Her bir çizgi geçmişin sorunlarıyla başa çıkmakta onu güçsüzleştiren kader çizgileri ve psikolojik sorunların göstergesi.

Lise yılların da yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle okuldaki öğrenme yaşantısı akranlarından oldukça geri, 15-16 yaşlarında geçirdiği ağır bunalım ve dünya genelinde yayılan virüs sebebiyle kendini uzun bir süre eve kapatan ve evde sadece oyun oynayarak vakit geçiren bunun yanında çoklu kişilik bozukluğu da bulunan ilginç bir çocuk.

Okula geç başlayan çocuklarda özellikle evde aileyle geçirilen zamanlarda çocuğun öğrenmesine etki edecek yaşantısal süreçler veya aileden gelen genetik bozulmalar çocuğun hızlı öğrenmesine zarar verebilir. Çocuk okula başladığında, ilk etapta okula daha sonra sınıftaki ortama adapte olamayabilir bununla birlikte öğretmen ve arkadaşlarına da alışamayan çocuk dolayısıyla anlatılan ders veya etkinlikte başarısız olabilmektedir.

Bunun sonucunda aile sorunu çocuğunda arar ama en büyük sorunun kendisinde olduğunu bilmez, çocuk bu aşama da hep suçlanır; sen tembelsin, işe yaramasın, senden bir şey olmaz, sen çalışkan değilsin, bak arkadaşların senden daha iyi vs. Kelimeler veya cümleler kullanıldığında çocukta itilmişlik, ötekileştirme, bastırma, öğrenilmiş çaresizlik duyguları baş gösterir. Bu sebeple çocukta oluşan tükenmişlik, bezginlik duyguları, ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilir. Bu sorunlar devam ettikçe başka sorunları da beraberinde getirir. Aynı Ertuğ Kayra da olduğu gibi. babası ve annesi doktor olan öğrencimizin, kayda değer olumsuz davranışları, ailenin baskıcı ve zorlayıcı tutumunun göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Babanın ismi Ardıl Kayra, Annenin ismi, Banu kayra;

Anneyle baba aynı hastane de çalışıyor baba, göz hastalıkları uzmanı, anne beyin cerrahı. Ailenin kariyerli bir aile olması, her zaman çocukta ki başarıyı etkilemeyebilir. Bu ailenin çocuk üzerindeki yaşantısal etkisine bağlı olarak olumlu ve olumsuz davranışların ve öğretilerin, deneyimlerinde yardımıyla çocuk üzerindeki iyi veya kötü etki olarak ortaya çıkabilir.  Dolayısıyla çocuk her şeyden etkilenen bir varlıktır. Bireyin davranışlarını bazen anlamak güçtür, bu sebeple onlarla sık sık iletişim kurarak ve gözlemleyerek onların hangi davranışlarda bulunduğunu anlayabilirsiniz. Ertuğ, bilinç altında kalmış olumsuz yaşantıların açığa çıkmasıyla bazı psikolojik sorunları da beraberinde getirmiş. Ailesi bu sebeple Ertuğ için uzmanlardan yardım alarak Ertuğ’un sorununa çözüm bulmaya çalışmışlar.

Ertuğ da oluşan dengesiz ruh halleri, kötü benlik imajı, kaotik ilişkiler ve duygularında gel- gitler nedeniyle ona çoklu kişilik bozukluğu  tanısı konulmuş. Bu nedenle  ailesi kendi davranışlarının üzerinde zamanla değişimlere giderek Ertuğ’un davranışlarında ki sorunlara ilgi göstermiş, sevgi ve insancıl davranışlarla birlikte Ertuğ’a pozitif düşünceler aşılayarak sorununun üstesinden gelmeye çalışmışlar. Süregelen sağlık sorunlarından ötürü, unutkanlık, kendini tanımama, yalnızlık çaresizlik ve karamsarlıkları… azaltmak için Ertuğ’un yaşantılarını küçük notlara yazması ve sıradan rutinlerden uzaklaşarak yaşaması onun psikolojik rahatsızlığını bir nebzede olsa azaltmaya başlamış. Soluklaşan yüzü  zamanla diri ve canlı bir yüze dönüşmeye başlamış. Onu hayata bağlayan, içinde ki zehiri dökmesine yardımcı olan küçük renkli kağıtlar ve mürekkebi olmuş.

Bir çiçeği aldığınızda onun ne kadar güzel olduğunu düşünerek alırız ve o çiçeğin bazen çiçek açacağını bir gün solacağınızda biliriz. İşte onu anlamak için  ona bakmalısınız o size bakarak bazen gülümser bazen de  solar gider siz bunun farkında olmazsınız, ne zaman o çiçek kurur o zaman bazı şeyler fark edilir önemli olan da çiçek solmadan müdahale etmek ve onu hayata yeniden döndürmek için çabalamaktır.  Ertuğ da ki başlıca sorun burada yatıyor. Erken müdahale, hayata tutunmanızı yardımcı olabilir.  Ertuğ’a müdahalede yanlış davranan aile, geç kalmışta olsa çözüm yolları bularak Ertuğ’un problemlerini en aza indirmeye çalışmış.  

Bazen, insanlar kendi hayatlarını yaşarken yanı başında olan insanların hayatlarında geçen yaşanmışlıkları ve  olup bitenleri unutabilir. Çünkü hayatımız o kadar karmaşık ki kimin neler yaptığını, neler düşündüğünü anlamakta zorlanırız ve görmeyiz. Görmek içinde durup bakmak gerekir tabi ki de bunu fark ettiğinizde o anı yakalayabilirsiniz.  Ertuğ da olduğu gibi hepimiz arada sırada sorunlarla karşılaşabiliriz. Sorunları bireyler bazen kendisi çözmeyebilir. Çünkü kendi sorunlarının farkında değillerdir. Dolayısıyla bir sorunlar karşılaştığınızda mutlaka birine anlatın veya uzmanlardan mutlaka yardım alın…

“Geçmişin  ayak izleri eğri bir yola benzer”

Sağlıcakla Kalın…