ÇOCUK NEDEN İÇİNE KAPANIKLIK YAŞAR

ÇOCUK NEDEN İÇİNE KAPANIKLIK YAŞAR

İçe kapanıklık nedir ilk önce bunu ele alalım ;

Olumsuz deneyimler sonucunda bireyin duygularındaki kontrastlık durumunu dışa vuramaması, her düşünceyi içinde yaşaması, kendini ifade edemeyerek  konuşmada güçlük çekmesi sonucunda sürekli olumsuz yaşantılar deneyimlemesi diyebiliriz. Günümüzdeki duygu- durum bozukluğu olarak adlandırılan ifade şeklinin geçmişi aslında içe kapanıklığın içinde oluşmaktadır.

İçe kapanıklığın başlangıcı ;

Her birey farklı yaşantılara sahip olarak hayatını sürdürmeye çalışır. Bu doğal yaşamın içinde gel- gitler, karmaşalar, doğru – yanlış yaşantılar her zaman var olacaktır. İşte birey olmanın farkındalığı da burada ortaya çıkmaktadır. Bu farkındalığı ilk oluşturan varlık ise aile olarak tanımladığımız bizi ilk etkileyecek olan unsurdur. Ailenin yaşam şekli, kaliteli ve kalitesiz eğitim anlayışına göre değişebilir. Aile iyi eğitimliyse çocuğa bu olumlu yansıyacaktır. Eğer eğitim seviyesi düşük bir ailede çocuk yaşamını sürdürüyorsa bu da çocuğun yaşamını olumsuz etkiyecektir.

İçe kapanıklar iyi gözlemcidir ;

Bireyler davranışları taklit ederler.  Aile içindeki tüm konuşmaları, hareketleri, analiz edebilir dolayısıyla çocukta içsel yaşantıların özü bu şekilde oluşmaya başlar. En belirgin yansıma ise çocuğun fiziksel duruşunda gizlidir. Çocuğun yüz ifadesinin şekli bile bu içsel yaşantılara bağlı olarak değişebilir. İçse yaşantıların en kötü özelliği bireyin konuşmasını etkilemesidir. Bunu şöyle açıklayabiliriz ;  utanma, çekinme, şok, isteklerin olmaması, kötü alışkanlıklar ve en önemlisi yetersiz deneyimler vs. Bireye etki eden ve edecek olan bu yaşantısal koşullanmalar bireyin sadece kendi içinde yaşamasını sağlar,birey için başka kimse önemli değildir o her şeyi kendi içinde çözümler ne düşünüyorsa  onu doğru olarak kabul eder onun için daha ötesi yoktur. Başkası ne söylerse söylesin umurunda değildir. Dünyanın kendi etraflarında dönmesini isterler, kendilerini düşünür ve dedikleri olmazsa sıkıntı yaşarlar aslında bu sıkıntıyı kendi istekleri doğrultusunda yaratmazlar sanki beyinlerinde bir şeyler bu bireyleri tetiklemiştir olumsuz şeyleri bu nedenle yapmak zorunda hissederler ve yaparlar. İçsel konuşma, sessiz bir yaşantının etkisidir bu.

Sessiz yaşantılı olan bireyler iyi bir gözlemcidir aslında. Sizi sürekli takip ederler ve örnek olan ve olmayan yaşantınızı sorgusuz sualsiz kopyalar. Şunu da unutmamak gerekir ; çoğu bireyin yeteneği de bu sessiz yaşantıların içinde kaybolup gitmektedir. Bazı bireyler o kadar zekidir ki konuşmazlar ama düşüncelerini bir şeyler çizerek ifade eder, bazıları ise yazarak kendini ifade seçeneğini kullanır. Bu bireylerin gerçekten karmakarışıktır bazen neden kaynakladığını bilemeyiz ama çözüm yollarını bulmak içinde mümkün olduğunda bu tür bireyleri farklı alışkanlıklara yöneltmekte bulabiliriz.

Sizin çevrenizde böyle bireyler varsa rutinleşmiş davranışlardan uzak durmanız faydalı olacaktır.  Sürekli farklı yaşantılar deneyin, müzikal, sinema, tiyatro, oyunlar, bunun yanında satranç bireyin deneyimlenmesini arttıracak ve sessiz moddan çıkmasını hızlandıracaktır.

 

“Sessiz bir yaşamın içinde fırtınalar gizlidir bu fırtınayı bulacak olan sizsiniz”

Sağlıcakla Kalın…