
ÇOCUKLARIN KORKULU RÜYASI MATEMATİK
İnsanların , yaşamında önemli bir yeri olan matematiğin günümüzde çok sık ve her işte kullanılması bir yaşam tarzı olduğunu gösterir. İnsan, matematik evreni içinde bir yerdedir. Bir şeyleri keşfetmeyi uğraşır. Bu keşif sırasında sayıların gizli özelliğini ortaya çıkarmakla meşguldür ki bu insana haz verir. problemin odak noktasını yakalayan insan o an sanki bir serüvenin ortasında gibidir. Çünkü problemin cevabına inen yolun bir ucundan yakalamıştır. İşte insan bunu yakaladı mı bırakamaz, bağımlılık yapar. O problemi çözmek zorundadır. Salgılanan “dopamin” yani yaratılan doyum ne kadar yüksek olursa o problemi çözme olasılığınız o kadar yüksek olur ve beyin bunun ödül olarak algılamaktadır. Problemi çözdüğünüz an beynin rahatlığını çok iyi bir şekilde hissedeceksiniz çünkü rahatlama mekanizması harekete geçmektedir.

Matematik aslında 3 boyutlu düşünme şeklidir. Bu boyutu yakalamak ve beyin içinde görsel canlandırma yapabilmek içinde anaokulunun bir bireye sağladığı materyaller ve zeka araçları çok önemlidir. İlk 3 boyutlu görsellik anaokulunda ortaya çıkmaktadır ama birey daha bunun farkında değildir. Çünkü birey somut yaşantılar içerisindedir. Somut nesneler 3 boyutlu algılamanın anahtarıdır birey için. Anaokulunda öğrenilen somut becerilerin altyapısı iyi olmazsa, bireyin algılaması yavaş çalışacağı için ilerleyen yıllarda problem çözüm tekniklerini kolay kolay beceremeyebilir. Bunun için bireyin yeteneklerini ve davranışlarını iyi incelemeyi kesinlikle gözardı etmemeliyiz. Matematik zekasını keşfetmek zorlu bir iştir onun için mümkün olduğunca zeka materyallerini iyi şekilde kullanmak yararlı olacaktır.

Anaokulu yıllarından sonra bireyde eksik yaşantılar ortaya çıkarsa özellikle zeka ve algı seviyesinde problem varsa birey matematikte sorun yaşayabilir. Bununla birlikte aileninde bu zaman içerisindeki davranışları çocuğun öğrenme kalitesini ya arttıracaktır yada üst seviyeye çıkaracaktır. Çünkü bir şeyin öğretilmesi baskıyla olursa o çocukta zihinsel problem yaratır. Çocuğun motivasyonu düşer ve o derse çocuk kendini veremez ve öğrenme güçleşebilir. Bu olumsuzlukların en büyük nedenleri ; baskıcı, mükemmeliyetçi ve sadece ailenin dediğinin yapılması olarak sıralayabiliriz. Bu yüzden çocuklar sayısal unsurlardan korkmakta ve zorlamaya gelememektedir. Zor problemler karşısında çözüm yollarını üretmekte zorlanmalarının sebebidir olumsuz tutumlar.
Birey özgür bırakıldığı müddetçe bir şeyler öğrenir. Matematikte özgürlüktür, beyin ne kadar özgür olursa o kadar iyi öğrenme gerçekleşebilir.

Bir kızın kısa öyküsü;
Melike 3 yaşındaydı. O kadar şirin bir çocuktu ki yüzüne bakınca gözlerinin ışıltısı altındaki narinliği görebilirdiniz. Saf, temiz, hiç bir şeyden habersiz bir ruhu vardı Melikenin. O kadar sevimli ve yaratıcıydı ki Ailesi 3 yaşında kreşe göndererek Melikenin daha iyi bir eğitim alması için ellerinden geleni yapmıştı. Melike 6 yaşına geldiği zaman en çok sevdiği şey matematikle ilgili oyuncaklarıydı. Sürekli zeka oyunları oynayarak bir şeyleri keşfetme içinde büyüdü Melike ama aile baskısı da olunca Melikenin sayısal düzeydeki zekası biraz gerilemeye başladı. Çünkü ailesi mükemmeliyetçi bir aileydi. Melikenin istedikleri bir şekilde yetiştirmeye ve eğitim almalarını istiyorlardı. Bu yüzden Melike stres altındaydı. Melikenin evde en çok sevdiği şeylerden bir tanesi ise resim yapmaktı. Odasına geçer orada saatlerce resim yapar ve içindeki duyguları, aile içindeki sıkıntıları, sevinçlerini o beyaz kağıda çizer ve ailesine sanki bir şeyler anlatmaya çalışırdı. Ailesi, Melikenin sıkıntılarının pek farkında değildi çünkü kendi düşünceleri dışında hiç bir şeyi göremiyorlardı. Melikenin yaşı büyüdükçe sıkıntılar iyice artmıştı. Melike ilkokula başladığında sayısal olarak bir takım ifadeleri öğrenemiyordu. Derslerinden ve arkadaşlarından malesef geri kalmıştı Melike. Onun için tek yapılacak şey uzmanlardan en iyi şekilde yararlanıp tekrar motivasyonunu yükseltmekti…
Annesinin bu kısacık hikayesi bir bireyin hayatının nasıl şekillendiğinin öyküsüdür…

“ Mükemmeliyetçi insan kalitesiz yaşamaya mahkumdur”
Sağlıcakla Kalın…
