
DOWN SENDROMLU PAUL ELVIN ‘NIN HİKAYESİ : AĞAÇ EV
Çocuk; bir serüvendir, yaşam tarzıdır, hayattır, içtendir ve doğaldır. Hepimiz çocuk olduk ve çocukluğumuzu mutlu, mutsuz, heyecanlı, çoşkulu ve en önemlisi hayallerle geçmiştir. Her çocuk gibi hayalleri olan Austria( Avusturya) asıllı English( İngiliz) vatandaşı Paul Elvin 6 yaşında Down Sendromlu bir çocuktu. Aile Elvin’nin doğumuna yakın bir süreçte doktorlarından duydukları kötü haberle yıkılmıştı, aslında her şeyin başlangıcı bu andı ama aile farkında değildi, doktor açıklama yaptıktan sonra aile şok, tedirginlik, kabulleneme, stres, hayal kırıklığı vs. Durumlarla karşılaştı ne yazık ki aile 1-2 yıl sonra bu süreci kabullendi. Ailenin Down Sendromlu çocuğunu kabullenme sürecinde yaşadıkları her problem onları aslında aile olarak birbirlerine sımsıkı bağlamıştı çünkü tüm olumsuz koşullarda anne – baba ve diğer aile üyeleri çözüm yolları bulmak için çabalıyordu. Elvin için herkes seferber olmuştu ona uygun yaşam koşulları hazırlıyorlardı. Tabi Elvin’nin özel bir çocuk oluşundan dolayı uzmanlardan gereken bilgileri ve ihtiyaçları ediniyorlardı. Elvin artık bu süreç içerisinde yavaş yavaş büyümeye başladı. Aile büyüme aşamasında Elvin’a hep destek oldu, farklı öğretmenler farklı uzmanlar ve doktorlar her zaman Elvinle iç içe birlikte zaman geçirdiler ve Elvin bu kişilerden çok şey öğrendi. Zamanla okul çağı yaklaştığında artık Elvin bir çok şeyin farkındaydı. Diğer çocuklar gibi olmadığı ve özel bir çocuk olduğunu anlayabiliyordu.

Elvin, 6 yaşına geldiğinde artık Anaokuluna başlayacaktı. Aile hep yanındaydı ve okula başlarken ki süreçte de yalnız bırakmadı Elvin’ı. Okul o kadar güzel bir yerdeydi ki ormanın içinde yeşil çimenler, turkuaz mavisi bir akarsu, rengarenk çiçek bahçelerinin arasında uzun ağaçların altına yapılmış eski, yontulmuş bir gemiye benziyordu. Okula ilk baktığınızda sizi sanki alıp çok uzaklara bir yerlere götürebiliyordu sanki sakinleştirici bir etkiye sahipti. Şu bir gerçek ki minimalist bir etkiye sahip ağaçtan bir okul olması Elvin’nin çok hoşuna gitmişti. Elvin okulu çok sevmişti. Artık Down Sendromlu Elvin’nin ağaçtan bir okulu vardı. Elvin sınıfa girdiğinde çok şaşırdı çünkü onun gibi özel bir çocuk yoktu sınıfta. Birazcık tedirgin birazcıkta korkarak girdi sınıfa Elvin. Öğretmeni Celin da Elvinle tanıştığında onun çok özel bir çocuk olduğunu düşünerek iletişim kurdu ve diğer çocuklarla Elvin’i tanıştırdı. Celin da diğer çocuklarla Elvin okula gelmeden önce Elvin’ın çok özel bir çocuk olduğunu anlattığı için çocukların Elvin’e yaklaşımı ve onunla iletişim kurmaları çok çabuk gerçekleşti Ve Elvinle hemen arkadaş oldular.

Bu nokta aslında çok önemlidir bir çok öğretmenin hatası özel çocukların duygularını ve düşüncelerini anlayamadıkları için normal çocuklarmış gibi onlara yaklaşmaları ve normal çocuklarında özel çocuklar hakkında bilgi sahibi olmadıkları için bu çocuklar genelde sınıf içerisinde dışlanmakta aynı zamanda içine kapanık, asosyal, davranış bozuklarıyla karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi süreçlerde kesinlikle öğretmenler ve uzmanlar bilinçli bir şekilde ayrım gözetmeksizin hareket etmeleri gerekir.
Elvin için Celin da bireysel eğitim programı (BEP) hazırlayarak Elvın’a eğitim vermeyi amaçlamıştır. Bireysel eğitim aynı zamanda bu tür özel çocukların gelişim potansiyeli, yeteneklerini keşfetme aynı zamanda hayallerini gerçekleştirme de çok önemlidir.

Elvin’nin en çok sevdiği şey piano çalmak, seslere karşı çok duyarlı bir yeteneği vardır Elvin’nin ailesi bu yeteneğini keşfettiğinde Elvin 3 – 4 yaşlarındaymış. Aile , Elvin’nin her yeni bir yaşında Elvin’a müzik aleti almış ve bu Elvin’nın çok hoşuna gitmiş ve kulakları seslere karşı çok duyarlı hale gelmiş. Son aldıkları müzik aleti ise bir pianodur. Down Sendromlu bazı özel çocukların bazı materyallere karşı ilgisi çok fazladır. Bunu keşfetmenin yolu da özel çocukla sürekli iletişim halinde olup ve çeşitli materyalleri özel çocuğun sürekli kullanması onda ki var olan yeteneği dışa vuracaktır. Elvin’nin öğretmeni Celin da ağaç okula piano getirerek Elvin’i gelişimi açısından yardımcı olmuştur.

“ İlgi; öğretmenin ve öğrenmenin ilk adımıdır.”
Sağlıcakla Kalın…
