BİR KAÇ KURUŞ

Dereseki / İSTANBUL

Saat 5:00, Hava soğuk kar yağıyor…

Her gün olduğu gibi yine sıradan bir gün vakit geldi, uyanma zamanıydı. Ailesiyle birlikte kerpiç bir evde yaşamaktaydı. Evin içinde kömür sobası, kilim, battaniye, yorgan ve koyun postu vardı, evin tavanı kamışlardan kapatılarak toprakla örtülmüştü. Aile çok yoksuldu, ısınmak için yakacak bir şey alamadıkları için anne ve baba tezekten yakacak elde ediyordu bununla ısınıyorlardı.

Anne ve Baba çiftçiydi. Toprak evlerinin önünde küçük bir bahçeleri vardı, domates, biber, patlıcan vs yetiştiriyorlar, baba ve anne her gün nerde pazar varsa oraya gidip ürünleri burada satmaya çalışıyorlardı bir inek ve keçileri vardı bunlardan elde ettikleri hayvansal gıdaları yine pazara götürüyorlardı. Anne ve babasıyla birlikte kahvaltı yaptıktan sonra Rüzgar, tezgahı hazırlayıp yola çıkacak, ilk yaptığı şey camlarını silmek ve düzenli bir şekilde fırından aldığı simitleri tezgaha yerleştirmekti.

Bir Rüzgar Hışırtısı;

Sabahın ilk ışıklarında yola çıkarken havanın soğukluğuna aldırış etmeden ilk aklında olan şey ne kadar simit satabilirim düşüncesiydi. Evin ahşap kapısını kilitledikten sonra  soğuk havaya aldırış etmeden  ilerlerken  tezgahın üzerinde bulunan tüpe sıcak bir su koyarak kendine sıcak çay yaptı. Ancak havanın soğukluğunu böyle giderebilirdi. Ellerindeki eldivenler soğuktan donduğundan çay içerken bardağı tutamıyordu. Bir an bardak elindeyken aklından  geçen  şey sıcacık bir evde ailesinin yanında olmayı hayal etti.

Otobüs duraklarına yaklaşırken durakta bekleyen insanların soğuktan kendisi gibi üşüdüklerini gördü. Biraz bekledikten sonra ilk müşterisi yanına gelerek bir çay ve simit istedi. İlk çay ve simitini satmıştı ve mutluydu. Havanın soğukluğunu bir an unuttu. Sonra diğer müşteriler sıraya geçtiler otobüs gelmeden herkes soğuk havada ısınmak için birer çay aldı.

Hava gerçekten çok soğuktu ve sis vardı. Her yer beyaza bürünmüştü ama Rüzgar satış yapmaktan vazgeçmeyecekti çünkü para biriktirmek zorundaydı. Hayalleri vardı, hayallerinin önündeki engelleri aşmak istiyordu. Bu sebeple ne olursa olsun çok çalışmak zorundaydı. Hayali Öğretmen olmaktı, köy okulunda çalışmak ve oradaki çocuklara iyi bir eğitim vermek istiyordu. Ailesinin imkanları yetersiz olduğundan simit satmaya mecbur kalmıştı. Bir yandan üniversite sınavına girmek için hazırlanan Rüzgar, simit satarken ki ticari başarısını okul derslerine yönelik çalışmasıyla da kendini gösteriyordu. Rüzgar, en çok matematik dersini seviyordu. Çünkü satış yaparken matematiği çok gelişmişti. Okulda Öğretmeninin verdiği matematik sorularını hızlı bir şekilde çözebiliyordu. Rüzgarın okuldaki öğretmeniyle konuştuğumda rüzgarın pratik zekaya sahip olduğunu işlem yeteneğinin diğer akranlarına göre daha ilerde olduğunu fark etmiş.

Rüzgarda özgül öğrenme güçlüğü olduğunu düşünüyor çünkü Rüzgarın defterlerini incelediğinde sayıları tersten yazdığını fark etmiş. Rüzgarla çok yakından ilgilendiği için Öğretmenine ayrıca teşekkür ediyoruz.  Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocuklar genelde içine kapanık sosyallikten uzak ve hayal güçleri çok yoğun olan çocuklardır. Bu çocukların ne düşündüklerini neler yapmak istediklerini bir anda çözemeyebilirsiniz. Sabırla, dikkatle ve iyi bir gözlemci olduğunuzda çocuktaki sorunları yavaş yavaş keşfedebilirsiniz. Dolayısıyla ilk önce yapmanız gereken Öğretmenin yaptığı gibi çocukla samimiyeti yakalamak bunu yaptığını da çocuktaki sorunu çözmeye başlayabilirsiniz.

Öğretmeni, bu sorunu aşmak için Rüzgara ayrı bir ders programı yaparak Rüzgarın gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyor. Genellikle bu tür çocuklarla başarıyı yakalamak güçtür, ailenin ekonomik durumu yetersiz olduğu için çoğu çocuk çalışmak zorunda kalıyor ve dersleriyle yeterince ilgilenemiyor. Rüzgar, bu süreçte azimli çabasıyla elde ettiği başarıyla bir nebzede olsa arkadaşlarının önünde, hayatın acımasızlığı ve anne ve babanın da fakir oluşu Rüzgarın hayata tutunmasını sağlamış. Rüzgar arada sırada vakit bulduğu zamanlar anne ve babasıyla pazara giderek yetiştirdikleri ürünleri satmakta ve hayat tecrübesine katkıda bulunuyor. Doğal süreçte meydana gelen öğrenmeler hiç bir zaman unutulmaz. Rüzgar da bunu yapmaya çalışıyor.

Rüzgar ve ailesine bizimle hikayelerini paylaştıkları için teşekkür ederiz.

“ Bir kaç kuruş, hayatınızı değiştirebilir ”

Sağlıcakla Kalın…