Kara kış kapıda,
Ekim, 2000
Gölbaşı, ANKARA

Havada sinsice bir bulut var, ne zaman yağacağı belli olmayan kara bulutlar dolaşıyor. Git gide güneş ışığını çekerek havanın sanki soğumasını istiyor gibi içimde bir his var. Bulutlar iyice karartı etrafı, güneşin parlak ışıltısı içimizdeki heyecanı alıp götürürken karamsar ve rutubetli bir görüntü içinde etrafımıza bakarken manzaranın güzelliği içinde yağmurun sokak taşlarına düşerken çıkarttığı sesi dinliyoruz. Hava o kadar sakin ve ıssız ki, yüreğinizdeki duygu limiti sıfır dereceye iniyor.
Havanın soğukluğuyla duygusullaşıyorsunuz. İşte yağmurun beyaza dönüştüğü o an saçlarınıza kar beyazının düşüşü sizi siz olmaktan alıyor. Sokak lambalarının altında titreyerek bir otele giriyorum , şimdi nerde ve nereye geldiğimi bir kez daha düşünüyorum. Oteldeki odama geçtiğimde sıcak bir çay alarak iliklerime kadar soğuktan titreyen vücudum yeniden ivme kazanarak eski haline geliyor. Çantamdan defterimi çıkartarak notlarımı inceliyorum.

Gölbaşındaki muhteşem manzaranın altında deli dolu, biraz heyecanlı, biraz da esrarengiz bir kız öğrencinin notlarını okuyorum. Bakışlarındaki derinliği hayal ederek notları okuyorum. Gözlerindeki samimiyet ve gözlerindeki büyüklük kar beyazın saflığı gibi içinizi ısıtıyor. Çok yaramaz olan bu kızımız, aynı zamanda çok sevecen bir yüze ve kişiliğe sahip. Bu öğrencimizi notlarımın arasına almamın sebebi, onun gözlerindeki ışığı görmemdi, çünkü çok çalışkan ve çok iyi bir gözlemci ve hisleriyle doğru yolu bulan enteresan bir birey.
Henüz 23 yaşında,
İsmi Yağmur.

Babası ve annesinden özel izin alarak Yağmurla konuştum, aile biraz içine kapanık bir aile isimlerini vermek istemedikleri için, sadece Yağmurun ismini yazdım. Aile baskısı çok fazla evde, geçmiş zamanlarda atalarından kalma gelenekler devam ediyor ailede.
Baba işinden eve evinden işe gelen başka bir işle uğraşmayan rutinleşmiş bir hayatı olan biri. Anne de kendi halinde evde ev işleriyle uğraşan biri bazen eşine yardımda eden çalışkan biri. Baba tekstille uğraşıyor. Yaptıkları elbiseler çok güzel kumaşın üzerine işlediği eski Türk motifleri görülmeye değer. Kumaşlara baktığınızda sadelik ve güç yapan kişinin kişiliğini yansıtmış sanki. Babanın el becerileri ve hayal gücü çok yüksek, bunu da Yağmura yansıtmış. Yağmur 18 yaşında girdiği Üniversite sınavında Psikoloji bölümünü kazanmış. Tekstille psikolojinin nasıl bir arada olduğunu düşünürsek ikisi de birbirini etkileyen ilginç bir nesnel yapı. Yağmurda bu nedenle psikolojiyi seçmiş.

Babanın yaptığı kumaşların üzerine Yağmurun soyut düşüncesi ve insan ruhuna hitabı yansımış. Onun düşünceleri, ilginç varyansyonları kumaşın üzerindeki estanterik duyguları ön plana çıkarıyor. İnsanların bi seçim yapmadan önce ne gibi şeylerden hoşlandıkları veya hoşlanacaklarını önceden kumaşa nakışlayan Yağmur kızımız, hayal gücünün, farkındalığın ve babasının ona sunmuş olduğu uyarıcı çevre sayesinde yeteneklerini bir adım öne çıkartmış. Kumaşların üzerine yağmurun o ilk damlası gibi yavaş yavaş ışığını ıslatmış kumaşları sonra hızlı yağan yağmurun altında kendini kumaşların içinde renklerin altında bulmuş.
Bir kişide aradığınız yetenek aslında ona sunulan imkanlarla sınırlıdır. Sınırın ötesini yakaladığınızda imkansızı başarırsınız. Yağmurda kendi yeteneğini kumaşlarda bulmuş. Kendi yaptığı özel tasarımlarına Betül ismini vermiş. Yağmura Betül ismini tasarımlarına neden verdin dediğime: Betül’ün, saf, temiz ve kirden arınmış, bembeyaz bir kişiliği yansıttığını söyledi.

Gerçekten Yağmurun duygu yoğunluğu ve genç yaşta heyecanla, deneyimleriyle bunun yanında araştırarak kendine özgü bir şeyler yapması onun korkusuz ve yılmayan bir beyin yapısına sahip olduğunu görürsünüz. Özellikle notlarım arasında fotoğrafını çektiğim bir tasarımı çok hoşuma gitmişti. Kumaşın üzerine işlediği beyaz ve mavi tonları zik zak yaparak tasarlaması ve bunun üzerine küçük papatya desenleri eklemesi papatyanın beyaz yaprakları üzerindeki beyaz su damlası ondaki içsel duyguyu çok naif bir şekilde yansıtmış ve psikolojinin verdiği etkiyi de görmek beni hayli heyecanlandırmıştı.

Psikolojiyi veya başka bir alandaki yeteneğinizi farklı bir alanda kullandığınızda bitişik ve kişileştirilmiş ap ayrı bir deneyim ortaya çıkar. Yağmur bunu başarmış. Babasının ona sunduğu ortam ondaki beyin yapısını değiştirmiş. Verine ve size sunulan fırsatları değerlendirin, fırsatlar kaçırılmayacak ölçüde karşınıza az çıkar. Bu fırsatları kaçırmayıp değerlendirirseniz sizdeki haz duygusuyla yeni fırsatlar karşınıza çıkar. Kumaşın adı Betüldü. Heyecanın adı Yağmurun tasarımı. Notlarımın son kısmına geldik. Yağmura bizimle Paylaştığı bilgiler için içtenlikle teşekkür ederiz. Gölbaşının eşsiz manzarası ve karın soğukluğu içinde notlarımızın sonuna geldik.

“Hisler saf ve güzel olduğu zaman, içinizdeki çocuğa yansır”
Sağlıcakla Kalın…
