BULUTLARIN ÖTESİNDE BİR YERDE

Güz, 1991

Çamlıhemşin, Rize

Yağmur hızlı bir şekilde yağıyor, hava da odun kokusu var, içimize işleyen kuru bir soğukta yürüyoruz.bulutlar birbirine çarpışarak ilerliyor, Hava o kadar soğuk ki yağmurun çilemesi ile soğuk hava gittikçe artıyor. Etrafımızda derme çatma klubeler ve bir o kadarda yoğun sis. Havadaki nem başımızı döndürüyor.  Karadeniz’in o güzel sonbaharında ilerlerken her yerde sararmış ağaçlar karşımıza çıkıyor. Ağaçlardaki yapraklar bir biri ardına dökülüyor. Yapraklar o kadar sessizce dökülüyor ki sonbaharın dersin sessizliğini o an hissediyorsunuz.

Bir anda hayal gücünü bir kenara bırakarak gerçek dünyaya dönüyoruz.  Karadeniz’in o güzel köylerinde birindeyiz, Çamlıhemşin de. Köy okullarında birinde masum, saf, temiz bunun yanında çok çalışkan bir kızımız var.ismi Rana,  İsmi de kendisi gibi çok güzel. , Karadeniz’in o güzel yeşilinin yanında gözlerine baktığınızda gökyüzünün o derin maviliğini görebilirsiniz. Babası, marangoz aynı zamanda çiftçilikle uğraşıyor. Annesi ev hanımı, genelde tarla işlerine anne bakıyor.

Küçük Rana,  okumayı çok seviyor, okulunu hiç aksatmayan bir kız, her gün babasıyla birlikte Karadeniz’in o meşhur yağmurları altında okuluna gidip geliyor, yağmura o kadar alışmış ki, okula giderken  ıslanıyor ama umurunda değil, Rana çok mutlu bir kız. Okuyup iyi bir meslek sahibi olacağını biliyor.

Yolda ilerlerken, sarımtırak otların içinden geçiyoruz, etrafımız çitlerle kaplı, her yerde atlar var, Rana hakkında bu kısacık bilgiden sonra Rana’nın evine yaklaşıyoruz. Evi mütevazı güzellikte, ahşap ve diğer evlerde olduğu gibi tepede çitlerle etrafı çevrili bir ev. Rana’nın babasıyla önceden konuştuğumuz için geleceğimizden haberdar. Bizi kapıda karşılıyor ve içeri davet ediyor. Evi çok güzel küçük ama şehir yaşamından uzak aile evi.

Sohbetimize başlarken, Rize’nin o kendine özgü güzel çayından içiyoruz. Babası, Rana’nın çocukken getirdiği bir olayı anlatıyor, Rana  4-5 yaşlarında fırtınadan çok korkarmış, şimşek olduğundan odasına gider yatağına girip saklanırmış. Yine fırtınalı bir günde evin yakınlarına bir yere yıldırım düşmüş ve Rana çok korkmuş,  babasının söylediğine  göre Rana o an şok geçirmiş ve dili tutulmuş. Bir yıla yakın bir süre konuşmakta çok zorlanmış, babası ve annesi Rana’nın hep yanında olmuşlar onu hiç yalnız bırakmamışlar. Babası okuldan geri kaldığı günlerde evde Rana’nın okuması için elinden geleni yapmış.

Rana’nın odasına baktığımda, babasının ona yaptığı tahtadan güzel oyuncakları vardı, babası Ranayı şok geçirdiği zamanlarda atölyesine götürerek bir şeyler öğrenmesi ve yeniden konuşması için ona küçük tahtalardan bir şeyler yapmasını söylemiş. Rana da tahtalarla oynayarak kendi kendine konuşmaya başlamış ve  dil tutulma sorununu uzun bir süreçte böylelikle atlatmış. Rana’nın öğretmeniyle konuştuğumda ders sırasında bir hikaye anlatırken bazen cümle kurarken kekelediğini söyledi.

Rana’nın çok kitap okuyarak ve bunun yanında cümle kurmasının hızlanması için küçük hikayeler anlatması konuşmasını düzeltecektir. Dolayısıyla bu tip sorunlar olduğundan kesinlikle uzman yardım alınmalı, uzman önerileri doğrultusunda tramvatik durumlara yardımcı olunmalı. Rana’nın bir başka özelliği de el becerileri bu süreçte çok gelişmiş, şokun etkisiyle babasının atölyesinde bir çok oyuncak yapmış kendine. Siz farkında olmadan bazı gelişimsel sorunlar olduğunda bir başka gelişmekte olan düşüncemiz veya küçük motor kaslarımız gelişebilir. Siz bunun o an farkında olmayabilirsiniz. İstemsiz yaptığınız olaylar sonucunda farklı özelliklerimizin farkına zamanla varırız.

Çocuklarınızın sorunlarının farkında olun, onları gözlemleyin, onlardan uzak olduğunuzda sorunlarını asla fark edemezsiniz. Erken yaşlarda olan sıkıntılar ilerde sorun oalrak karşınıza çıkabilir bazı kritik dönemlerimiz olur Rana’nın şok geçirdiği zamanalrda olduğu gibi lütfen bu gelişim dönemlerindeki sorunları gözardı etmeyin.

 Karadeniz’in mavi gözlü saf, temiz, güzel bir kızının evine konuk olduk. Ayrılırken Rana ve ailesin teşekkür ediyoruz. Güzel ve değerli bir ailenin hoşgörülü dünyasından ayrılıyoruz.

“Rana; ‘güzel ve hoş’ demektir. İçinizdeki çocuğun karanlık dünyasına ışık olduğunuz zaman güzel bir yaşam sizi bekliyor olacaktır.”

Sağlıcakla Kalın…