BOŞ ŞEHRİN DOLU İNSANLARI
17 mart, kış

Aniden bastıran kar yağışı her yeri etkisi altına aldı. Boş şehirde yürürken bir anda insanların olduğunu fark ettik, monotonluktan her şeyi unutarak şehrin insan dolu sokaklarında yürümeye başladık, hava çok açık yıldızlar o kadar güzel görünüyor ki sanki gece denize yansıyan yakamoz gibi. Tramvay durağına yaklaşırken şehirden biraz uzakta banliyönün birindeyiz. Yavaş yavaş yürüyoruz. Tramvay saatine biraz zamanımız var, bunu değerlendirmek istiyoruz. Hemen okul bitişiğindeki kafeye giderek Türk kahvesi ve yanında lokum istiyoruz. sohbetimiz o kadar güzel ki hiç bir şeyin farkında değiliz, kahvemizi yudumlarken karşımızda olan televizyona bakıyoruz bir an da kafe de ki herkes televizyona dikkatli bir şekilde bakmaya başlıyor ve o an her şey alt üst oluyor. Bir virüsün yayıldığını ve herkesin dikkati olması gerektiğini söylüyor. Bizde kahvemizi bitirir bitirmez kafeden ayrılıyoruz. O kadar ilginç bir durum ki daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamıştık, bir iki gün okula gitmiyoruz. Haberlerde, gazetelerde sürekli virüsle ilgili haberleri dikkatle takip ediyoruz. Aradan bir iki hafta geçtikten sonra ciddi bir şekilde virüsün yayıldığını görüyoruz. Ve bunun sonucunda hayatımızda bir çok şeyin değişiyor ve biz bunun farkında olmuyoruz.

Bu kısa hikayedeki amaç, insanlar kendilerini etkileyecek ani olaylarla karşılaştıklarında şok yaşarlar; kaza, ölüm vs. Bu şokun etkisinden aylarca belkide yıllarca kurtulamazlar. Yalnızlığa bazende terk edilmişliğe mahkum olurlar. Bu psikolojisi bozulmuş insan için çok zorlu bir süreçtir o anı asla unutamaz, gün gelir, bilinç altına attığı şok olayı ani bir tepkimeyle ortaya çıkabilir ve kişinin hayatını alt üst edebilir. Günümüzde ortaya çıkan ani olaylarda olduğu gibi.
Evin içindeki covid19 ;
Covid19; hepimizi eve mahkum eden, aniden ortaya çıkan ve şok etkisi yaratan, tuhaf ve hayatı zorlaştıran ilginç bir olay olarak adlandırabiliriz. Hepimiz bu süreçte evlerimize kapandık, dış dünyadan her şeyden uzaklaştık. En önemlisi tekrar aile olduk, birbirimizi tanımaya başladık. Sorunlarımızı birbirimizle paylaşmayı öğrendik, kendimize ve çocuklarımıza zaman ayırmanın ne derece verimli ve doğru karar olduğunu anladık.
Ailenin kıymetini unuttuğumuz günleri tekrar hatırladık, kendimizi covid19 sayesinde yeniden keşfettik, bence en önemlisi de monoton bir süreçten kurtulmanın sağlık açısından ne kadar önemli olduğunu anladık. Bu sürecin birde kötü tarafından unutmayalım; belki birazcıkta bazılarımız durgunlaştı, ne yapacağına karar veremedi, şaşırdı, duygusallığa kapıldı. Stres, duygu durum bozukluğu, obsesif- kopulsif bozukluk bunun yanında genel anksiyete bozuklukları yaşadı, bunları sizi farkında olmadan etkileyecek kötücül unsurlardır, malesef evde kaldığımız dönemlerde bunlara kapılan bir çok insan olduğuna eminim. Aşırı stres davranışlarını sürekli yaptığımız rutinlerden sıyrılarak yenebiliriz, kitap okuyarak, oyun oynayarak, evde çocuklarınızla farklı etkinlikler yaparak kendinizi ve onların yaşam kalitesini arttırabilirsiniz. Çocuklarla yaptığınız heyecanlı etkinlikler onların tekrar hayata tutunmasını sağlayarak, hayatın ne kadar kıymetli olduğunu fark edeceklerdir.

Hayatımızın değerini, değerli olduğunu bir kez daha anladık, belki eve kapandığımız günler biraz stresliydik ama sorunların çözüm yollarını düşünerek, tartışarak kendimiz bulduk, bize bu süreç, düşünme, tartışma, araştırma ve bilimin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. İnsanlığa katkıda bulunabilecek yeni icatlar ortaya çıktı, bu icatların asıl sebebi de problemin zor olması, covid19 çok kötü bir salgın olarak ortaya çıktığı için insanlarda problem çözme yeteneği hızlı bir şekilde gelişti ve bir çok çözüm yöntemi bulundu. Bu tabi kide tek kişinin çalışmasına bağlı olarak gelişmedi, ortak karar, fikir ve tartışmayla oldu.
Bilim ne kadar önemliyle doğanında ne kadar önemli olduğunu bu süreçte anladık ve hatırladık. Evlere kapandığımız uzun süreçte doğanın esrarengiz bir şekilde değişimini gözlemledik, havanın yeniden tertemiz oksijen salgıladığını, ağaçların yeşil yapraklarının parladığını ve güzel, eşsiz canlıların yeniden hayata dönüşünü izledik. Doğanın sesini yeniden duyar olduk, bize fısıldayışını, gizemini ve haykırışını dinledik. Covid19 bize çok şey öğretti, ben bunun farkındayım ya siz farkında mısınız ? Kendimizi, yaptığımız, yapacağımız şeyler hakkında sorgulamalıyız, bu bize geleceğe dönük tecrübe, ileride çıkacak sorunlara karşı önlem almamızı sağlayacaktır.

Bu süreçte teknoloji çok güzel bir şekilde kullanıldı ve dolayısıyla bize hızlı bir şekilde bilginin ulaşmasını da sağladı. Teknoloji insan gelişimi açısından çok önemli bir faktör ve diğer ülkelerdeki etkileri ortaya çıkana veya çıkacak olan bir çok sorunu görebilmemize olanak sağlayan çok güçlü bir araçtır. Bunun yanında bağımlılıkta yaratan, iyi kullanılmadığında insan zekasını da köreltebilen, olumsuz sonuçları olan kötü tarafları da vardır. Bunu da unutmamak gerekiyor.
Doğa zamanla değişiyor ve değişmekte, geçmişte de böyle oldu gelecekte de böyle olacak. Bizlerin yapması gereken araştırma ve geliştirme olanaklarını en iyi şekilde kullanarak, yeni gelişmelere ışık tutmaktır.
“Yaşamı değiştirmenin yolu, insanın kendi sırlarını keşfetmesiyle mümkündür”
Sağlıcakla Kalın…



