
TREN YOLCULUĞU
Doğarsın,
Büyürsün,
Yaşarsın ve
Tren yolculuğu biter.
İnsan yaşamı öyle alışılmışın dışında ilerler ki her insanın farklı öyküsü vardır. İşte bu noktada ortaya çıkan öyküde kaliteli olmalı, siz ve etrafınızdakiler sizin yaşam biçiminizi ve yaşam sıdandartlarınızı belirleyen yegane güçtür. Siz, bunlar olmadan kendi yolculuğunuza çıkamazsınız. Yolculuğunuz esnasında yanınızda olan çeşitli kişilikler size eşlik ederler. Sizi yolculuğa hiçbir zaman yalnız çıkartmazlar. Doğumdan sonraki yaşam stiliniz böyle başlar, sizi şekillendiren, duyduğunuz her şeyi bilinç altınıza kazıyan bu içselleştirilmiş dönem, siz farkında olmadan geleceğinizi planlamaktadır. Bu dönem içinde yaşantılarınız kısıtlı olduğundan trene daha binemezsiniz, o an gelmemiştir. Sizi yönetenler sizin onlar gibi olmanızı isterler, algılarınız daima bu kişilerin yazdığı senaryolarını duyarak belleğinize kayıt eder.

Aile, çevre ve siz; insanlar bu üçgenin içinde gidip gelirler, çünkü tren yolcuğu her zaman bu üçgenin içinde yol alır. Bu yolculukta kimler vardır : Anneniz, babanız çevrenizde olan size daima değer veren insanlar yolculuğunuz bitene kadar yanınızdadır . Bu esnada sizin bindiğiniz kendinize ait vagonda kimlerin size yön vereceğini siz belirleyeceksiniz. Vagonun dışında olan bazı kötücül senaryolarda sizi etkileyecektir bunlar kavgalar, ayrılıklar, hüzünler, aşklar, sevgiler vs. İşte sizi olgunlaştıran kısmi olgularda bunlardır. Tabi ki bu davranışlardan önce ilkel kalmış yaşantılarınızı da unutmamanız gerekir. İlkel yaşantılarımızı nasıl olgun yaşantılara çeviriyoruz asıl önemli olan da bu. Asılında buna biz tecrübe diyoruz, tecrübe edinerek olgunluğa ulaşıyoruz. Tecrübe dediğimiz bu evrede olgular sizin sağlıklı ve bilinçli bir yaşam geçirmeniz için önemli varyasyonlardır. Tren ilerledikçe bu varyasyonların çeşitliliği de artacaktır. Sizi daha da olgun yapacak, deneyimleyerek, bazı yaşantıları edimleyeceksiniz. Edimledikten sonra çok farklı bir birey olarak kendi hayatınıza yön vereceksiniz. Şunu unutmamak gerekir ki sizi kendi benliğinizde tutarak kendiniz olmanıza sağlayan kişisel ve düşünsel davranışları da sahiplenerek kendinizin bu yaşamsal süreçte var olduğunu anlayabilirsiniz.

Tren yolculuğu devam ederken ;
Geçmişimizdeki hataları, yaptığımız yanlışları; görerek, bilerek irdelersek, tren yolculuğumuza kazasız bir şekilde devam edebiliriz. Bir başka deyişle kötücül virüsleri unutursak, ilerde meydana gelebilecek travma senaryolarına müdahale edebiliriz. Yolculuğunuz sırasında güvenebileceğiniz ve bunun yanında yabancı insanlarla iletişim sırasında onları anlamak ve anlayış göstermeniz içinde bazı senaryolar vardır, kişiliğinizi yansıtan sizin kendinizi gördüğünüz senaryolar, bu senaryoları anlamak içinde “empati” kelimesini çok iyi bilmeniz gerekiyor.

Empati kurduğunuz zaman problemlerin üstesinden gelebilme olasılığınız daha yüksektir çünkü insanları anlamak, onların içsel dünyasını kavrayabilmek için doğru seçim empatidir. Çoğu insan empati noksanlığı içindedir, bu insanlarla tanıştığınız zaman size karşı ilk zamanlarda ilgiyle yaklaşmayı bilir ve size soğuk davranabilir veya bir tartışma esnasında size karşı üstünlük gösterip, söylemlerinizi farklı yorumlayarak size karşı savunma mekanizmaları gösterebilir. Dolayısıyla böyle kişiler size birçok şey kazandırır, onların kişilik seviyesi, düşünce yapısı, davranışları, fiziksel ifadeleri gibi birçok karmaşık yapıları anlayabilirsiniz. Buda sizi geliştirebilir ve daha verimli insanlarla diyalog haline geçmenize olanak tanır.

Olgunlaşmanın sonucunda insanları tanımak kendimize birçok şey katıyor onlardan esrarengiz bilgiler öğreniyoruz ve öğrenirken yorumluyoruz bu bilgileri. Kendi çabamızla hayatın acımasızlığını, gerçeklerini bu yolculuğun bize sunduğu senaryoyla öğreniyoruz, iyinin ne olduğu kötünün ne demek olduğu, bitkilere, hayvanlara, birçok canlı varlığa nasıl davranmamız gerektiğini yolcuğunun içindeki trenin her bir vagonuna asılan ayrı ayrı resimlerin içine bakarak, onları içimizde hissederek, soyutlaştırarak hayal ederek etkileşimde bulunuyoruz ve hayal dünyamızda bu şekilde zenginleşiyor. Durağa yaklaşırken hissettiklerimiz sadece içimizde…

Yolculuğun, yarısında baya gelişme gösterdik, birçok kalıp ve yargı öğrendik, bu aşamadan sonra yavaş yavaş artık trenin duracağı durağa yaklaşıyoruz. Yaklaşırken de heyecan, karmaşa, düşüncelerle dolu bir yaşamın içinden çıktık ve bizi bekleyen senaryonun sonuna ulaşıyoruz. Yaşadığımız trenin içinde birçok vagon gezdik ve bu vagonların içinde bulunan farklı senaryoları tecrübe ettik, bizi zihinsel, fiziksel,psikolojik olarak olgunlaştıran bu vagonlar artık yoruldu ve bizi kendi dünyamızla baş başa bıraktı, şimdi yapacağımız şey deneyimlerimizi aktarmak. Sizde vagonları iyi seçin onları içselleştirin.

“İyi bir senaryo, geleceğinizin teminatıdır”
Sağlıcakla Kalın…
