HAYAL GÜCÜ OYUNLA BAŞLAR

Hayal gücü oyunla başlar ; Oyun, çocuğun adıdır, simgesidir, yaşamıdır, heycanıdır, hayal gücüdür… Oyun olmadan çocuk ve çocukluk düşünülemez.

Hepimizin bildiği oyun bir çok şeyin başlangıcı ve serüvenidir. Çocuğun her bir öğrenimi oyun sayesinde gerçekleşir. Siz çocuğunuza en küçük bir bilgiyi öğretmeyi düşündüğünüz zaman ik aklınızdan geçen şey ‘nasıl öğreteceğim ?’ sorusudur. Ve bu öğretim şeklini genellikle oyuna endeksleyip bu şekilde bir şeyler öğretmeye başlarsınız. Çocuğunuz bir şeyleri öğrenmeye başladığında öğrenme yollarını kendisinin keşfettiğini göreceksiniz. Dolayısıyla bu çocuğunun nasıl bir zeka kullandığının habercisidir aslında. Çocuk kendi yöntemleriyle stratejiler geliştirip bir çok şeyin üstesinden gelebilmektedir. Yeter ki siz öğrenme yolunun nasıl olduğunu ona gösterin.

Çocuklar, oyunları kendileri yaratır. Normal bir insanın hayal gücünden, çok daha fazla hayal gücüne sahiptirler. Hayal güçleri o kadar gelişmiştir ki bir anda bir oyun keşfedebilirler. Çocuk, her keşfinde haz duyar, mutlu olur. Bu onun için  önemlidir yeni keşiflere yol gösterir.

Oyun, çocuğun sanki enerjisini boşalttığı, geçmişte olan yaşantılarında yada anlık yaşantılarında, psikolojik süreçlerini dışa attığı bir mekanizma olarak düşünülebilir. Enerji dışa atıldığında çocuk rahatlar çünkü çocuğun yaşadığı bilinç altı süreçleri onu rahatsız eder ve bir an önce dışa atılması gerekir. Bir önemli nokta ise çocuğun yaşadığı kültürden ve çevresinden olumlu ve olumsuz enerji ve yaşantılar almasıdır. Çocuk bu yaşantılarla hayal gücünün ileri seviyelerine ulaşabilir. Aile bu süreçte çok önemlidir, çocuğu ne kadar zengin uyarıcı çevre verirse çocuğun hızlı gelişimi ve öğrenme potansiyeli bu doğrultuda artmaktadır. John Dewey; ‘Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır.’ Sözü ailenin, çocuğun hayal gücünü arttırmasında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Oyunlar, günümüz dünyasının vazgeçilmez öğrenme araçlardır. Her milletten çocuk oyunlar sayesinde kendi geliştirmekte ve öğrenmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, oyun oynayan çocukların, oynamayan çocuklara göre zeka seviyelerinde oldukça farklı verilerle karşılaşıldığını göstermiştir. Oyun oynayan çocukların daha çabuk öğrendiği, oynamayanlar ise daha yavaş öğrenme gerçekleştirdikleri görülmüştür. Şunu da belirtmemizde fayda var, her oyunun çocuğunun zekasını ve hayal gücünü geliştirdiğini de söyleyemeyiz. Türkiye de oyunlarla ilgili bir çok çalışma yapılmaktadır. Onlardan biride; İstanbul da  23 Nisan 2005 yılında şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulmuş olan oyuncak müzesidir. http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/ bu adresten sayfayı ziyaret edip bilgi alabilirsiniz.

Çocuklarınızın gelişimi için onların seviyelerine uygun oyuncaklar alıp onların hayal gücüne destek olabilirsiniz. Özellikle ailelerin kesinlikle plastik oyuncak almamaları bunun yanında tahtadan yapılan oyuncaklara önem vermeleri sağlık açısından daha önemli olacaktır.

Sağlıcakla kalın….



SİZİN ÇOCUĞUNUZ ÖZEL BİR ÇOCUK !


SİZİN ÇOCUĞUNUZ ÖZEL BİR ÇOCUK !