
SATRANÇ : SATRANCIN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ STRATEJİSİ.
Çocuklar küçük yaşlarda öğrenmeye ve araştırmaya başlarlar. İlk deneyimleri genelde çocuğun anlamsız kendi çıkardığı sesler olur. Çocuk zamanla farklı öğrenme stratejileri geliştirir. Bu deneyim tabi ki de görsel deneyim kazanarak gerçekleşir.
Neden böyle bir öğrenme örneği yazdım hemen belirteyim ; satrançta bir öğrenme ürünüdür aslında. İçinde barındırdığı algoritmalar sinsice insanın içine nüfus eder onu ele geçirir. Bu nasıl gerçekleşir, taşları tanıdıkça, taşlara hakim oldukça onların özelliğini öğrendikçe beyinde yeni sinaps noktaları oluşur. Bu oluşumdan sonra yeni bilgileri beyin bir bilgisarayın belleği gibi kayıt eder.
Çocukların beyinleri de daha gelişim aşamasında oldukları için işitsel, görsel, dokunsal, duyusal kayıt yapma hakimiyetini çok çabuk gerçekleştirir. Sanki bir kumandanın tuşuna bastığınızda sinyalin hemen gidip karşı cihaza ulaşması gibidir. Bu yaşlarda öğrenme performansları ileri ki yaşlar için alt tabaka oluşturur. Çünkü bireyin yaşamında bütün öğrenme hareketleri birbiriyle bağlantılıdır. Biri diğerinin olmazsa olmazıdır. Çocuk yaşlarda öğrenme ortamı gerçekleşirken bağlantılarda sorun olursa bu ilerleyen yaşları da çok kötü bir şekilde etkileyecektir. Tam bu nokta da satranç ortaya çıkmaktadır. Çocuğa 3 yaşından itibaren bir şeyler öğretirken satrancın bazı özelliklerini öğretirseniz – taşlarını ve hareket şekillerini – çocuğun yaşı ilerledikçe satrancı tanıyacak ve onun üzerinde hakimiyet kuracaktır. Bu neden önemlidir hemen belirteyim; çocuk bir şeyler öğrenirken öncelikle “öğrenme stratejisini” kendisi oluşturur. Bunun yanında “yeni fikirler” ortaya çıkarabilir, bir sorunla karşılaştığı zaman “pes etmemeyi öğrenir.” Bir işle ilgilenirken “plan yapmayı” öğrenir. “Kişiliği ve karakteri” daha çabuk gelişir. En önemlisi “hızlı düşünmeyi – çabuk karar vermeyi” öğrenir. Başarma duygusu oluştuğunda “kendine güvenmeyi” öğrenir. Analitik düşünme ve problem çözme stratejileri gelişerek zeka düzeyleri artabilmektedir. Günümüzde varlığı hiç azımsanmayacak kadar önemli olan “dikkat dağınıklığını” çocuklara satrancı yavaş yavaş öğreterek giderebilme olanağı oluşturabilirsiniz.

Duyusal anlamda ise satranç; çocukta kaybetmenin ne demek olduğu duygusu gelişir. Çünkü başarının yanında kaybetme duygusunu da çocuk hissetmeli ve anlamalıdır.
Bir bireye sürekli olumlu şeyler anlattığınızda bir gün karşısına olumsuz bir durum çıktığında o an ne yapacağına karar veremez karmakarışık bir dünyası olur ve sorunlarını çözemeyecek duruma gelebilir. Geçmiş yaşantısında satrancı iyi öğrenmiş bir birey kendi sorunlarını hızlı bir şekilde çözebilme aşamasına gelebilmektedir. Sorunlarına kendisi çare bulur başkalarından yardım alma gereği pek hissetmez.
Satranç 3-11 yaşlarında öğretilmeye başlanmalı ve soyut düşünme bağlamında çocuklara özellikleri aktarılmalı ve çocuklarda bir yaşam felsefesi oluşturmalıdır.

“İyi bir strateji bütün problemleri çözer.” ŞAH MAT OLMAYIN !!! .)
Sağlıcakla Kalın…
