ÜLKELER ARASINDAKİ OYUNCAK EŞİTSİZLİĞİ

ÜLKELER ARASINDAKİ OYUNCAK EŞİTSİZLİĞİ

İnsanlar genel yaşam standartları vardır ve neredeyse insanların her bir günü rutin geçmektedir. Bu rutin yaşamdan kaynaklı olarak insanlar çoğu şeyin farkında değildirler kendi hayal güçlerinden yoksun bir dünyaları vardır aslında. Yaşamlarını hayal ettikleri gibi sürdürmeye çalışırlar ama bilmiyorlar ki yaşamın çok esrarengiz nesnelerle dolu olduğunu. Bu nesnelerden olan oyun ve oyuncak türleri geçmiş ve gelecek açısından çok önemlidir.  Dünyamızdaki bambaşka insan faktörleri önemsiz gibi görünen ama önemi gün geçtikçe daha iyi anlaşılan oyun ve oyuncağı kendi kültürlerine uygun olarak kullanabilmektedir.

Geçmiş kültürlere bakarsak  oyun ve oyuncağın hepimizi heyecanlandıran çok önemli bir zeka ürünü olduğunu anlayabiliriz. Oyuncağın ortaya çıkışı çok eski zamanlara dayanır tabi ki oyuncakla birlikte “oyun” kelimesinin tarihi de eskidir. Tarihsel süreç içerisinde ilk oyuncaklar genellikle seramikten yapılan atlar, bebekler, yemek takımları ve bunun yanında süs eşyaları gibi unsurlar oyuncak olarak kullanılmıştır.

Zamanla demir ve bakırın bulunmasıyla oyuncakların şekli değişmiş ve zamana uygun oyuncaklar keşfedilmiştir. Bu keşifler insanın araştırarak neler yapabileceğinin en güzel örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir şeyi keşfettiğinizde onun hakkında bir çok bilgiye ulaşırsınız. Nerede ve nasıl kullanılacağı hakkında size küçük ip uçları verir. Sizde zamanla bu ipuçlarını kullanarak öğrenmiş olduğunuz bilgileri zekanızla harmanlayarak çok çeşitli buluşları ortaya çıkartırsınız . Çocukların öğrenme şekilleri de böyledir aslında görerek, dokunarak bununla birlikte gözlemleyerek öğrenmeleri gerçekleşebilmektedir.

Ülkeler arasında oyuncak kültürü ve öğrenme seçeneklerine bakacak olursak oldukça farklıdır aslında çünkü her ülkenin ekonomik gelişimi bunun yanında kişi başına düşüne milli gelir çocukların oyuncaklarını ve oynadıkları oyunları farklılaştırır. Hatta bu farklılaşmayı aynı ülkenin şehirleri arasında görmek mümkün olmaktadır. Bir ülkedeki çocukların hangi tür oyunlar oynadığını ve hangi oyuncaklar kullandığından o ülkenin aslında gelişmişlik düzeyini  ve hangi eğitim seviyesinde olduğunu görebilirsiniz. Gelişmemiş ülkelerdeki  çocukların oyun ve oyuncaklarına bakarsak ; bir Afrikalı çocuğun oyuncak olarak lastik kullanması, Haiti’de plastik bir çöpten yapılan bir araba çocuğun en güzel oyuncağıdır. Fildişi Sahilin’de ise en sevilen oyuncak ne yazık ki eski bir ayakkabıdır. Gelişmekte olan ülkelerden biri olan Türkiye’deki oyun ve oyuncak seçimine bakacak olursak ülkemizde yaşayan çocuklar genelde cep telefonları, tablet ve bilgi sarayla ilgili oyunları tercih etmektedir. Gelişmiş olan ülkelerde çocukların oyun ve oyuncaklarına bakacak olursak ; Litvanya’lı bir çocuğun en sevdiği oyuncağı peluştur, Çin de yaşayan bir çocuğun oynadığı oyun ise legolar, ABD’li bir çocuğun ise en sevdiği oyun beyzboldur.

Buradan bir sonuç çıkartırsak ülkeler arasındaki gelir eşitsizliğinden doğan adaletsiz dağılım sonucu küçük yaşlardan itibaren bir çocuktaki oyuncağın onun öğrenimine ve gelişimine etkisini görebilirsiniz. Gelişmiş ülkeler çocuklarını daha çok doğal ortamlarda sağlıklı büyümelerini ve gelişmelerini sağlarken aynı zamanda bu ortamlarda çocuklarının eğitim almalarını sağlayarak geleceklerine sahip çıkmaktadır. Gelişmemiş ülkeler ise ekonomik yetersizlikten dolayı halen yerinde saymakta ve gelişmekte olan ülkeler ise eğitimin nerede ve nasıl yapılacağı hangi materyallerin gelişime daha uygun olacağı konusunda helen bazı şeylerin farkında değildir.

“ Bir ülke gelişmek istiyorsa ilk önce doğal bir eğitim ortamı oluşturulmalı ve materyallerde bu doğal ortama uygun olmalıdır…”

Sağlıcakla Kalın…



SİZİN ÇOCUĞUNUZ ÖZEL BİR ÇOCUK !


SİZİN ÇOCUĞUNUZ ÖZEL BİR ÇOCUK !