O DİSLEKSİ

O DİSLEKSİ

Her insan dünyaya gelirken farklı farklı senaryolarla  ve en önemlisi geçmişinden aldığı özel zekayla yaşama merhaba der. Siz belki kendinizi dünyaya geldikten sonra özel hissetmiyorsun ama her insan aslında özel bir varlıktır. Çünkü kendi açığa çıkmamış özel potansiyelleri vardır. İşte bu nokta da sizi diğer özel kişilerden ayıran özelliğiniz devreye giriyor.

Özel olduğunuzu hissettiren davranışları benimsediğiniz zaman sizin o özelliğinizi keşfeden bir çok insan olacaktır. “Disleksi” dediğimiz özel birey potansiyeli de bunlardan biridir. Disleksi çok özel insanlarda ortaya çıkan önemli bir davranış , algılayış biçimidir. Siz disleksi olduğunuzu bilmezsiniz, çünkü kendi özelliğinizin farkında değilsiniz, bunu ortaya çıkaracak olan kişi ve kişiler sizi yol gösterici olan sizin kendi yeteneklerinizi ortaya çıkarmanızı sağlayan özel eğitimcilerinizdir.  “Neden o Disleksi” bireyler çevresindeki insanları tanımadıkları için onlara teşhis koymaya çalışırlar, onları kötümserler, o özel kişiler, diğer bireylere patolojik bir virüs gibi gelir. onlardan uzaklaşmak isterler. Tabiri caizse , ötekileştirirler. Sonuçta ötekileştirilen birey, dışlanmış olur ve içine kapanır. kendi kabuğuna çekilir, diğer bireylerden nefret eder, hiç bir şey yapmak istemez. İşte burada ailenin bu negatif sendromu görüp ortaya çıkması gerekiyor. Bununla birlikte eğitimcilerle birlikte karanlık odaya kapatılan birey tekrar aydınlığa çıkacak yolu kendi keşfetmelidir. Tabi şunu da unutmamak gerekir. Daima rehber olmalı, doğru yolu göstermelidir. Rehber olduğumuz disleksi bireyin özelliği neymiş birde buna bakalım;

Disleksi ;  kişinin normal veya üstün zeka düzeyinde olmasına rağmen okuma, yazma ve dil becerilerinde problem yaşamasına sebep olan özel öğrenme bozukluğudur.  Aslında okuma bozukluğu olarak da karşımıza çıkmaktadır. Dikkat ve zihinsel becerilerde aksama be gelişimsel yavaşlama görülebilmektedir. Ama neticede her bireyde negatif yönde seyir göstermez. Bazı kişilerin üstün zekalı olduğu günümüzde bilinmektedir.

Disleksi bir hayat tarzı yaşam biçimidir bunu özel birey fark ettiğinde kabullenmeli ve bununla yaşama gücünü kendinde görebilmelidir. Çünkü Disleksili olmak kötü bir şey değildir. Seni diğer bireylerden ayıran zihinsel farkındalıktır. Dolayısıyla senin yaşam felsefen daima şu olmalı; ben özelim, ben kendimi tanımalıyım, ben kimim, kendi yeteneğimin farkında olmalıyım, amacım nedir… İşte birey bu kavramları bildiği an özel birey olduğunun farkına varacaktır.

Disleksi bireyler duygusal bireylerdir. Sanata ve sanatla olan ilişkileri çok fazladır. Bazıları bir ressamdır, bazıları, senarist veya oyuncu, bazıları müzisyen. Bu çok özel yetenekler bireyi duygusal yönden tatmin eder ve kendi haz duygusunu elinde bulunan materyale yansıtarak içindeki cevheri ortaya çıkarır. Sanki orta çağ insanlarının duvarlara çizdiği Figüratif eserlere benzeyen disleksi bireyin içgüdüsel hissini onu inceleyerek onda bulunan cevheri böylece  anlayabilirsiniz.

 

“Kulaklarınız hassas olduğu zaman ki o an kendinize ait sessiz dünyadan çıkıp sesli dünyanın zamanında kaybolduğunuzu anlayacaksınız”

 

Sağlıcakla Kalın…