SANAT VE TEKNOLOJİYİ ZİHİNDE HARMANLAMAK

SANAT VE TEKNOLOJİYİ ZİHİNDE HARMANLAMAK

Bir icat,

Bir eser,

Bir zeka,

Ve hayal gücü…

Yeni bir dünya artık kaçınılmaz. Bunun için her şey olağan dışı hareket ediyor ki siz farkında olmadan bir çok materyali kısa sürede tanıma şansını yakalıyorsunuz. Çok hızlı gelişen bu süreçte sanat ve teknoloji birbirinden ayrım gözetmeksizin birbirini destekleyerek ilerleyen iki realist güçtür. Sanat, insanın içsel yaşantısının dışa vuruş halidir. Siz kendi iç dünyanızı dışa nasıl yansıtırsanız, teknolojide o yönde ilerler.

Bu iki gücü bireyde nasıl kullanabiliriz  asıl amacımız bu olmalı, bunu anlayabilirsek bunun analizini iyi yaparsak gelecek için kaygı ve endişemiz kalmaz. Geleceğe emin adımlarla bakarız buda bizi daha az yorar ve potansiyelimizi arttırır. Bireyler de söz konusu olan dört değişik kapasite onların dünyada neler yapabileceğini asılında anlatıyor bizlere, siz sadece bu var olan gizil gücü açığa çıkaracak ortamı yakalamalısınız. Bu ortam doğumla başlar ve siz öğrenmeyi sonlandırana kadar devam eder.

Birey doğumuyla birlikte belli bir zeka ölçeğinde dünyaya gelir bu zeka ölçeği onun genetiğinde var olan geçmişinden günümüze kadar gelen genlerdir. Bu genleri kullanma becerisi onu dünyamıza adapte eden muazzam bir güçtür. Siz bu özel gücün ne zaman farkına varırsınız önemli olanda bu teoridir. Yaşam içinde bireyler oldukça enteresan durumlarla karşılaşır, öğrenme dediğimiz şeyse zekanın başlangıcıdır ve bu döngüsel mekanizma içinde kendi bulur. Siz bu döngüsel yaşamın içinde kendinizi tanımak için birçok aşamadan geçersiniz bu aşamaları tabi kide siz fark edemezsiniz, bu aşamalar bazen durgun seviyede ,ilerler bazende hızlı bu sizin genetiğinizin ilerde nasıl bir karmaşıklık içinde seyir edeceğini gösterir.

Her bireyde var olan kapasite; çevre olanaklarının sizin farkındalığınızın sonucu beyninizde ani tepkimelerin bir an da ortaya koyduğu rastlantısal etkileşimlerdir diyebiliriz. İşte biz bunu yakalamaya çalışmalıyız. Neden sanat ve teknoloji iç içe olmalı, içsel dünyanızın sizi yönlendirmesi ve içinizde var olan icadı ortaya koymanız için mükembel bir origamidir. İçsel yaşantınızı kolay bir şekilde açığa çıkarmanız içi en küçük sanatsal olaylardan yararlanabilirsiniz. Daha sonra yavaş yavaş ve karmaşık nesnelerle yeni keşifler ortaya çıkartıkça buda sizde yeni hazlar ortaya çıkaracaktır bunun sonucunda sanatsal zekanız yeni icatlara yön verecektir.

Sanatsal seyir, bir resim çizme, heykel yapma, seramik yapma veya kilden küçük heykelcikler yapma gibi sıradan şeyler olmamalı siz bunları yaparken, bakarak yaptığınız o muhteşem eserlerin asıl realistliğini göremiyorsanız içinizde hala rengarenk olmayan siyah beyaz olan bir yaşam tarzı mevcuttur. Hayaliniz yarım kaldı, yarım hayal insanı sıradanlaştırır siz sıradan değilsiniz, sadece kendinizi tanımıyorsunuz, kendi potansiyelinizin farkında değilsiniz. Bu da sizde kaygı oluşturarak gizil kapasitenizi ortaya çıkaramıyor yani kapalı bir kutusunuz. Sizi açmak için içinizdeki cevheri ortaya çıkartacak bir güç bir yönlendirici bir etki gerekli. Bunu da siz bulmalısınız. Çevrenize bakın, dikkatli ve en sade şekilde o gücü bulacaksınız.

Sanat ve Teknolojinin bir arada nasıl olması gerektiği size bağlı, kendinizini tanıyın ve tanıtın, araştırın, vazgeçmeyin, mücadele edin o gizil güç sizi elinizden yakalayacaktır…

“Bir sanat eserine dokunduğunuzda onu anımsayamazsınız ama kendiniz o sanat eserini yaptığınızda sanatla, içinizdeki teknolojiyi harmanlarsınız”

 

Sağlıcakla Kalın…