
YEŞİL EĞİTİM & YEŞİL GELECEK
Hepimiz karıncaları biliriz, mis gibi toprağın yüzeyinde gezerler bazen kendi başlarına bazende toplu halde. Zorlandıklarında iş gücü paylaşımı yaparlar ve birbirlerine yardım ederler. Mis gibi kokan o güzel toprağın altında evleri vardır, evlerinde özeldir sistemlidir. Kış için yiyecek toplayarak o yuvalarda saklarlar yiyeceklerini. Karıncalar çok çalışkan canlılardır. Sürekli hareket halindedirler. Neden karıncalardan örnek verdim çünkü doğa çok özeldir, kırılmaya kırmaya gelemez. Sistemlidir. siz doğayı korursanız ona özen verirseniz oda size özen gösterir , çalışırsanız bakarsanız oda size bakacaktır.

Tembelseniz doğada tembelleşir, torak verimsiz, ağaçlar çiçek açmaz. Güzelliklerde mahrum kalırsınız. Ne kadar çok doğayla ilgilenirseniz doğayla baş başa kalırsanız onunla ilgili bir çok şey öğrenirsiniz ve ona karşı sevgi – saygı duyarlığınız artar. Kendinizi heyecanlı, rahat ve zinde hissedersiniz, sizi huzurlu kılan tek şeydir doğa. Yeşilin güzelliği, çiçeğin kokusu sizi alıp bir yerlere götürür. Güzel kokularıyla başınız döner doğanın o esrarengiz kokusu içinde. Doğa olağanüstü bir yaşam ve merak sunar hepimize.

Doğa merakı küçük yaşlardan itibaren bireylerde ilk öğretilen bilimsel derslerden biri olmalıdır. Bireylere doğayı sevdirdiğiniz zaman onların hayal gücünü ve yaratıcılıklarına çok büyük katkıda bulunursunuz. Bu hayal gücü kendiliğinden gelişecektir. Bireyler doğanın için serbest kaldıklarına mutlaka kendilerine uygun bir sistem geliştireceklerdir. Belki ağaçtan bir heykel, belkide ağaçtan bir ev veyahut yeni tasarımlar gerçekleştirebilirler. Siz yeter ki onları yönlendirin o ortamı sağlayın. Bireyler okul öncesi dönemde soyut düşünemezler, siz onları yönlendirdiğinizde somut adımlarla bilinç altına öğrendiklerini kaydedeceklerdir. Zamanla yaşları ilerledikçe soyut düşüncelerle yeni fikirler ortaya çıkacak, analiz ve sentezle ortaya geleceğe dönük fikirler çıkacaktır buda tabi ki de onların karmaşık zekasını geliştirecek doğayı anlayıp ona nasıl hakim olacağını öğrenecektir.

Yeni fikirlerin içinde bireylere sorgulamada öğretilmelidir. Sorgulamadan asla bir fikri kabul etmemeleri o fikir hakkında tartışma ortamı oluşturarak doğru fikirlere bireyler yönlendirmelidir. Bireyler sorgulamaya başladıklarında bir bilgiyi daha çabuk kavrarlar. Kavradıkları bilgileri zaman içerisinde uygulamaya döktüklerinde çok farklı icatlar ortaya çıkabilir. Özellikle doğada var olan daha önce keşfedilmemiş keşfedilmeyi bekleyen icatlar açığa çıkabilir.

Günümüzde yeni icatlar yeni fikirler farklı sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlar gelecek nesilleri telafisi olmayan paradokslara sürükleyecektir. Öncellikle yeni fikirlerle ortaya çıkan genetiği değiştirilmiş tohumların doğal verimli topraklara atılması bunun sonucunda zararlı bitkilerin ortaya çıkarak bireylerin doğal beslenme iç güdülerini değiştirerek alışık olmadıkları zararlı besinlerle karşılaşarak onlarda sağlık sorunları ortaya çıkaracaktır. Bu sağlık sorunları da nesilden nesile devam edecek ve başa çıkılamayacak bir sorun haline gelecektir.

Doğa döngüseldir. Bu döngüde yaşam kalitenizi bozarsanız geri dönüşü olmayan felaketlere yol açabilirsiniz. işte hepimizin özellikle eğitimcilerin yapması gereken okul öncesi dönemden başlayarak çocukları doğaya karşı sorumlu hale getirmek onlara doğayı öğretmek, doğayı keşfetmeleri için öğrenme farkındalığını onlarla birlikte geliştirmek, onlara doğa sevgisini aşılamak aile çevre ve eğitimcilerin ilk amaçlarından biri olmalıdır. Geleceğinizi düşünüyorsanız anlık yaşamayı bırakın, geleceğe dönük çalışmalarla, zihinsel potansiyelinizi geliştirin ve küçük bireylere de bunları öğretin. Ne kadar yeşil bir doğa o kadar sağlıklı bir hayat ortaya çıkar bunun sonucunda siz kazanırsınız ve gelecek kazanır.

“Bir fikirle yola çıktığınızda sizi yarı yolda bırakacaktır ama bir kaç sıra dışı fikir geleceğinizi değiştirebilir”
Sağlıcakla Kalın…
