KAPALI BİR ORTAMDA EĞİTİM ALAN BİR ÇOCUKLA AÇIK ALANDA EĞİTİM ALAN BİR ÇOCUK…

KAPALI BİR ORTAMDA EĞİTİM ALAN BİR ÇOCUKLA AÇIK ALANDA EĞİTİM ALAN BİR ÇOCUK…

Çocuklarımız bizim için vazgeçilmez kıymetlerimizdir. Onların yaşam rengiyiz, yol gösterici ve rehberleriyiz. Çocuklarımız için elimizden geldiği kadar bir şeyler yapmaya çalışırız yeter ki  onların mutlu bir geleceği  olsun diye çocuklarımıza çok özen gösteririz. Evde, okulda, dışarıda her yerde neler yaptıklarını takip ederiz. Çünkü başlarına bir şeyler gelir mi diye korkarız. Bu korkularımızın ilerde çocuğa ve bize nasıl olumsuzluklar getirdiğini göremeyiz ama bir şeylerin artık farkına varmalıyız.

Çocuk okula başlar başlamaz onun evden uzaklaşıp okula alışması derdine düşeriz ama çocuk bir türlü okula alışamaz neden alışamaz çünkü bizim gelenek ve göreneklerimiz arasında çocuklarımızı korumacı tavırlarımız vardır. Çocuğun kendi hareketlerine sınırlama getirdiğimiz için çocuk içsel yaşantısından dışarı çıkıp kendi özgür iradesini kullanamaz. Bunu aile engellemiştir. Çocuk dar alanda sıkışıp kalmıştır, evden okula – okuldan eve yaptığı başka sosyal aktivite yoktur.  Bu dar alan onun gelişimini kapatmış ve keşfetme olgusuna darbe vurmuştur. Geçmişte yaşanılan özgürlükçü olmayan ortam çocuğun benliğini kapatmasına  yol açarak bir çok olumsuz ortamın habercisi olabilmektedir.

Ev ortamı aslında çocuğun günlük yaşamının ilerde nasıl gelişeceği açısından çok önemli bir gerçekliktir. Bunun farkında olmak için ailenin birçok yönden bilgi alması gerekebilir, ailenin bur da yapması gereken çocuğuyla birlikte birçok aktiviteye katılarak hem çocuğunun eksik yönlerini görmesi sağlanmalı hemde çocuğunun varsa yetenekleri onları nasıl keşfedeceğine yardımcı olması açısından bu tür aktiviteler önemli pay sahibi olabilmektedir. Bur da önemli olan bir adım atmak, her adım bir çok olumsuzluğu ortadan kaldıracaktır.

Mesela bir gezi programı  düzenlemek çocuğun duyu mekanizmasını geliştirecektir. Ondaki varsa   saldırgan davranışlar  pozitif şekle bürünecektir. Yaşamın derinliğine pozitif düşüncelerle bakacaktır dolayısıyla öngörüleri gelişecek kendi potansiyelini o an yakalama olanağı bulacaktır. İşte kapalı ortam ve açık ortam arasındaki farkı bur da ayırt edebilirsiniz.

Ne kadar özgürlükçü bir ortam olursa çocuk bir o kadar kendini keşfetme olanağı bulur. Çocuktan bu fırsatı esirgemeyin ki kendini tanıma fırsatı yakalasın. Kendini zamanında tanıyan çocuk kendi potansiyelini görerek ilerde ne olacağına karar verme iç güdüsünü yakalayabilmektedir. Tam tersi durumda ise çocuğa seçim şansı vermeyip aile çocuğu için en uygun seçimleri yapabilir ama bu yanlış bir kılavuzdur.

Bu kılavuzu tersine çevirmek bizim elimizde siz ailelere çok iş düşüyor lütfen elinizden geleni yapmaya çalışın. Önceki yazılarımda önemli kısımları kaçırmamanız dileğiyle…

“Seçim şansını kaybeden çocuk bağımlı yaşamaya mahkumdur”

Sağlıcakla Kalın…